Thursday, December 24, 2009

Her turk asker dogar

Ama ben askercik dogmusum bu surat ne boyle :)


Thursday, December 17, 2009

Interview

Hoca ciddi ciddi benim yerime ogrenci ariyor. Once bana soyluyordu bitirince benimle devam edersin burada arastirma gorevlisi, hocalik kastedmiyor arastirma gorevlisi derken, olarak diyordu. Ben pek ilgilenmedigimi gosterince agiz degistirdi, bir askere git gel seninle oturup bir kariyer plani yapalim. Ben cok isterim ogrencilerimden birinin burada bir okulda fakultede hoca olmasini demeye basladi. 27-28 yasinda hoca olmak kolay degil, hatta eger dunya capinda degilsen pek mumkun de degil iyi bir universitede. Mezun olur olmaz hoca olamayacagimi herkes biliyor ama birkac sene icinde boyle bir olasik var, bizim hoca da ondan bahsediyor. Teknik yonden iyisin, ingilizcen duzgun, kisilik ve durus olarak da iyisin biraz daha aktif olman gerekiyor tarzi konusuyor.

Neyse ben benim yerime alinacak ogrenciden bahsedecektim. Universiteyi bitirdikten sonra once master 2 sene sonra doktora 4 sene sonra da doktora sonrasi calismasi 2 sene sonra da gercek bir is diye siralaniyor. Masterini bitiren bir kiz basvurdu, hoca bana gonderdi ne diyorsun diye. Cok acik ve net bir sekilde bence almayin dedim. Hic uzatmadi ve almadi. Birkac gun once bir cocuk doktora sonrasi calismalari icin basvurdu. Hoca yine bana gonderip ne dusunuyorsun dedi. Kendi calisma konusu farkli ama konusunda gayet basarili gorunuyor, bizim konuya olan meraki ve bilgisine bakmak gerekir dedim. Hoca kisa bir cevap atip, cuma gunu telefonda sen konusurmusun bu cocukla dedi. Kisacasi is gorusmesini bana yaptiriyor, sorulari sen sor diyor. Hos tabii bunlar, guvendigini gosteriyor. Bunlarin haricinde iki tane turk ogrenci vardi, yine doktora sonrasi ise basvurmuslardi bizim hocaya. Yine cekti kenara sordu, birine evet digerine de teknik olarak evet ama psikolojik sorunlari yuzunden hayir demistim. Birini aldi digerini almadi. Biraz urkutucu, basvuran adamlar sonunda doktora almis insanlar ve benden daha fazla birikimleri var. Basvurularini benim degerlendiriyor olmam hem hosuma gidiyor hem de biraz urkutuyor. Kotu bir sey soylerken iki kere dusunmek gerekiyor.

Bu cocuga simdi ne soracagim diye dusunuyorum. Var aklimda bir kac soru ama bir insani telefon gorusmesi ile tartmak zor bir sey olsa gerek. Yarin gorecegiz bakalim.

Tuesday, December 1, 2009

Bayram

Bayram harcligim GE'den geldi bu sene. Gecen yazki calismanin patenti sonunda cikti. O projede calisanlara da bu yuzden ikramiye verildi. Ben de calisanlardan biri olarak 400 dolarlik bir check aldim :) Mis gibi.

Monday, November 23, 2009

Ozgenin yeni kamerasiyla zubuk bir foto


Geldi kameran, saglam gorunuyor her sey. Figen ablamdaki gibi sorun olmadi sende. Onun kamera kirik cikmisti bir sekilde ilk seferde. Neyse, cok zubuk bir fotograf cektim odanin. Kameranla cekilmis ilk fotograf olarak saklarsin artik bunu :)

Friday, November 20, 2009

Corap sokuldu

Annanene anlatamiyorsan yaptigin arastirmayi o iste bir yanlislik vardir derler. Bakalim yanlislik var mi yaptigim iste. Bir doku resmi var asagidaki sekilde. Sol tarafi sabitlenmis bir sekilde duruyor. Sag tarafindan igneyle cekiyoruz disariya dogru. Bir sekilde ezilip buzulmesi gerekiyor haliyle bu dokunun. Ne kadar egilip buzuldugunu, dokunun yirtilip yirtilmayacagini bu cekilme kuvvetlerine karsi uzerinde ne kadar stres olusacagini ve baska birkac ozelligi daha bulmak istiyoruz. Cok kisaca problemimiz bu.

Problem kompleks bir problem, ve cozumu zor. Sekil garip bir sekil, cember ya da dikdortgen gibi basit degil. O yuzden bu sekli kucuk parcalara bolup, o parcalarin uzerindeki stres vesayireyi hesaplamak daha kolay. Yani problemi daha kucuk problemlere boluyoruz sonra birlestirecegiz tekrar. Borek yapmadan once ununu hazirlamak gibi. Yada 1000 dolari, 100er 100er saymak gibi. Asagidaki resim o kucuk parcalari gosteriyor.


Bu aradaki birkac basamagi atlayacagim, kesinlikle anlarsaniz aslinda ama saat gec oldugu icin, cok detaylara girmeyecegim. Asagidaki resim dokunun bu kuvvetlere karsi gostermis oldugu stressi veriyor. Ne kadar kirmizi o kadar cok stress var, yani yirtilmaya yakin. Dogal olarak sabitledigimiz sol tarafta stress cok yuksek. Defne sacinizi cekerken en cok kafa derinizin agrimasi dogal tabii, saciniz agriyacak degil sonucta.
Etki-tepkiyi herkes hatirlar. Ben seni itersem, sen de beni ayni kuvvetle aslinda itmis oluyorsun. Silah attigin zaman omzunun acimasinin nedeni bu mesela. Duvara yumruk attigin zaman elinin
kirilmasi da bu nedenden. Asagidaki resim bu tepki kuvvetini gosteriyor.


Son olarak da bu kuvvetler bu dokuyu yerinden nasil oynatti, ne kadar ve ne yonde surukledi onu gormek istiyoruz. Bunun icin asagidaki resmi hazirladim. Dokunun ilk halini asagida, son halini de onun ustune oturtup, ikisini beraber gosteriyor bu resim. Goruldugu gibi bu kuvvetler yuzunden bu doku bir miktar saga ve yukariya gitmis. O miktarin ne kadar oldugunu tabiki de olcebiliyorum, ama su asamada cok buyuk bir onemi yok.

Bu cok basit bir ornekti. Tabii ki de bu olmayacak yapacagimiz analiz. Doku hicbir yerinden sabitlenmeyecek, kuvvetler benim simdi gosterdigim gibi rastgele olmayacak, ve su andaki gibi dokunun sadece sag tarafinda olmayacak, butun yuzeyinde olacak, kucuk problemlere ayirma kismi biraz daha degisik olacak ama genel hatlariyla bu makale bu olacak. Adi da salivary dokusunun sonlu eleman methodlari ile gelisiminin modellenmesi olur diye tahmin ediyorum ve de bu doktora boyunca calistigim herhangi bir projeye yapmis oldugum en buyuk katki da bu aksam oldu sanirim. Resmen indi bu aksam nasil yapabilecegim, zaten sonrasi da corap sokugu gibi geldi.Eger kolay gibi gorunduyse gozunuze, guzel anlatabilmisim demektir yoksa kolay molay degildi 8-9 aydir dusunuyorduk nasil yapacagiz diye.

Wednesday, November 11, 2009

Not

Megolamanlik olacak biraz ama bazen dusunup dusunup kendimden gurur duyuyorum. Bu donem makine muhendisliginden lisans dersi, kimya muhendisliginden lisansustu bir ders, elektrik muhendisliginden de lisansustu bir ders aliyorum ve hepsi de yaptigim arastirmaya yararli dersler ve hepsi de de su ana kadar cok iyi gidiyor. Bir zaman sonra artik korkmamaya basliyor insan. Hep diyorum yine diyecegim. Belli bir yerden sonra hepsi yapilabilir gelmeye basliyor, ve zaten bu ayrimlarin gercek olmadigini sadece isimden ibaret oldugunu anliyor insan. Yoksa kimya muhendisligi dersinde bir donem boyunca optimizasyon problemini cozmenin anlami ne. Zaten yoktu boyle ayrimlar birkac yuzyil once, fizikci dedigin ayni zaman da matematikciydi de. Hem cok gerekli ayrimlar da degil bence bunlar, direk bilim deyip, calisma alanini soyleyip gecmek lazim. Ben mesela ne bilgisayarciyim, ne biyolog, ne kimyaci, ne yazilimci ne de muhendis. Arada hepsinden az bucuk anlayan, ama bilgisayar ve matematikten daha cok anlayan biri. Bence olmasi gereken de bu zaten. Bir alanda derin bir bilgi, diger alanlarda da mumkun oldugunca yuzeysel ve cok farkli bilgi. Butun doktora ogrencileri boyle degil ama. Derslerini en kolayindan secenler de var. Toplam almam gereken kredi sayisini neredeyse ikiye katladim, cunku ben de ilk iki sene de salak sacma dersler aldim. Zaten bildigim seyleri yeniden ders diye aldim. Gec oluyor o ayrima varabilmek, bosa vakit harcamak.

Sadece akademik olarak degil. Siz oradan pek farkina varamiyorsunuz ama 27 yasina basacak olan kardesiniz, cocugunuz, yegeniniz kisilik olarak da 5 yil once biraktiginiz ayni kisi degil. Bazen ne kadar farkina variyorsunuz bunun diye dusunuyorum geceleri. Sonra da hayat uzulmek icin kisa deyip en azindan meryem yanimda deyip onu ariyorum.

Monday, November 2, 2009

Bekle beni Roterdam

Aslinda makaleyi koymustum buraya ama sorun olabilir belki diye kaldirdim sonradan. Hepinize gonderdim zaten, optum haydin.

Wednesday, October 28, 2009

Yeni bilgisayarim ve ondan bir Defne fotosu daha

Makale tesliminden hemen sonra masanin hali. Sabah 8-10 arasi olmasi lazim. Uykusuz gecelerden bir tanesi. Dikkatli bakarsaniz makalenin adini da gorebiliyorsunuz simdi farkettim.
24 inch ekran yeni bilgisayarim da fotoda. Tas gibi bilgisayar yari fiatindan da aza aldim bir ofis arkadasimdan. Uzun bir hikayesi var, ama kisaca 1 ay kullanildi, bu bilgisayarda calisacak cocugun isine son verildi yerine de kimse alinmadi onun yerine. O yuzden bilgisayar satisa cikti ben de ondan aldim. Bir de su acidan bakalim bakalim

Bu da adini hatirlamadigim super baligim. Somona benziyor ama degil. Kizartmaya benziyor ama kesinlikle degil. Izgarada yaptim cok bomba.


Bu da "Lie To Me" dizimi izleyip sefa yaparken. Guzel oluyor koca ekranda izlemek, televizyonda gibi.
Bu da bucurun sonradan aklima gelen resmi. Aslinda bir tane daha var aklimda olan ama yapmasi biraz uzun surecek, bos bir vakit ariyorum onun icin.

Wednesday, October 14, 2009

Babama gosterin bir zahmet

Birkac sene once gormustum unuttum sonra yine bir yerlerde gorunce geldi aklima. "Dunyada 10 cesit insan vardir: ikili sayma duzenini bilenler ve bilmeyenler." Babama gosterin anlayinca gulmeye baslar :)